Yaklaşık bir yıl süren bu deneme sürecinde, bazı salep türlerinin Yozgat iklimine mükemmel bir uyum sağladığı, bazılarının ise beklenen verimi sunmadığı gözlemlendi. Elde edilen bu değerli veriler ışığında, Sarıaslan başarılı sonuçlar veren çeşitlerle üretimi genişletme kararı aldı. Bu aşama, projenin sürdürülebilirliği ve ölçeklenebilirliği açısından kritik bir öneme sahip.
Genç üreticiye göre, salep ve safran üretiminde toprak hazırlığı hayati önem taşıyor. Özellikle yüksek drenajlı ve özenle hazırlanmış topraklar, verimliliği artırarak kaliteli ürün elde edilmesini sağlıyor. Üretim takvimi ise şu şekilde işliyor: Ekim dönemi genellikle ağustos ayında başlarken, hasat dönemi haziran ortasına denk geliyor. Hasat sonrası elde edilen yumrular ise dikkatlice muhafaza ediliyor.
Emre Sarıaslan'ın projesini diğerlerinden ayıran en çarpıcı özelliği ise kısa vadeli kazanç beklentisi yerine uzun vadeli bir vizyonu benimsemesi. Hasattan elde edilen salep yumrularını satmak yerine, tamamını uygun koşullarda muhafaza ederek sonraki ekim dönemlerinde tekrar kullanmayı hedefliyor. Bu stratejik yaklaşım sayesinde, her yıl üretim alanını katlayarak büyütmeyi ve sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturmayı amaçlıyor.
Bu yenilikçi üretim sürecinde, genç girişimci yalnız değil. Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Boğazlıyan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sarıaslan'a teknik destek sağlayarak projenin her aşamasında rehberlik ediyor. Uzman ekipler, ekim planlamasından toprak hazırlığına, üretim sürecinden hasat dönemine kadar birçok konuda Emre Sarıaslan'a bilgi ve tecrübeleriyle katkıda bulunuyor.
Henüz 26 yaşında olmasına rağmen büyük hedefler belirleyen Emre Sarıaslan, alternatif tarım ürünleriyle sadece kendi üretimini büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki diğer çiftçilere de örnek olmayı amaçlıyor. Salep üretiminin yaygınlaşmasıyla kırsal bölgelerde yeni gelir kaynakları yaratılabileceğine inanan Sarıaslan, köyünde üretim odaklı güçlü bir başarı hikâyesi yazmayı arzuluyor. Yozgat'ta başlayan bu girişim, gençlerin tarıma yönelmesi ve kırsal kalkınmaya katkı sağlaması açısından ilham verici bir model olarak öne çıkıyor. Sarıaslan, gelecekte daha geniş alanlarda salep üretimi yaparak bu başarıyı sürdürmeyi hedefliyor.